Selin ve Derin daha karnımdayken birer günlük tutmaya başladım ikisine de… Ama duygularım o kadar yoğundu ki {ve tabiki zamanım da o kadar bolmuş ki maşallah} o günlükler yazıldı, saklandı, karnımdasın bebeğim mektupları öpücükle kapatıldı ama birşey hep eksik kaldı sanki… Tutturdum “bebeğime –o zaman karnımdaki minik Selin’e- akabinde de 22 ay sonra Derin’e tabii- bir koleksiyona başlayacağım ben” diye…
Koleksiyonla ilgili ne istediğime dair iki şeyden emindim sadece…
1- Bu kesinlikle bir pul koleksiyonu olmayacaktı!
2- Görsel ve duygusal bir doyum vermeliydi… Koleksiyonu toplarken bana; hediye edeceğim gün de kızlarıma…
Tam o günlerde Sally Jean ile tanıştım ilk defa - internette… Malum ne oluyorsa artık bu internet sayesinde zaten…
Bu kadınla nasıl da aynı kafadaydım Tanrım!
Vintage fotoğraflar… Aralara serpiştirilmiş olur olmaz ve olmazsa olmaz kelimeler, cümleler… İstersen kolye gibi tak, istersen as duvara izle… Tam bir ruh doyumu…
“İşte bu olsun!” dedim…
Ve koleksiyonun ilk parçasını Selin’e hamileyken aldım…
Böylece başlamış oldu bu tutkum…
Ardından kızlara vermek istediğim mesajlar geldi yazıların içinde…
Kendin ol… Fırsatları kaçırma… Hayatın tadına var gibi bir dolu malum sözler…
Sonra yetmedi bunlar bir yerde… Çünkü hepsi Sally Jean’e aitti…
Benim kendi nasihatlerim vardı. O camların arasına sıkıştırmak istediğim kendi fotoğraflarım, kendi kelimelerim, cümlelerim, rakamlarım… Hepsi bir yana kendi duygularım…
Sally Jean ders veriyordu o sırada… Bana çok uzakta…
Aradım… New York programda yok, gelemem dedi… Olmadı…
Sadete geliyorum...
Gidiyorum bu gece…
İlk haftasonu kaçamağım benim… Bir başıma… Kendim için… Kızlar olmadan…
Sally Jean’le bir haftasonu… Bir workshop gene…
Nasıl garip bir duygu…
Ve tuhaf bir korku onlarsız olmak…
Kim kime sahip çıkıyor bu hayattayı mı düşüneceğim şimdi uzakken?
Biraz anne onlara, yeri gelince onlar da bana mı yoksa?
Arkadaşlar,
Bir çok maile yanıt yazamadığım için bağışlayın…
Dönünce… Tamam?
Güzel bir haftasonu dilerim herkese… :)


